Sevgili dostlar, dörtlüğü okur okumaz her birinizin kafasından yıldırım hızıyla neler geçti kim bilir.
Ama hemen sordunuz, postallar zil çalar mı? Çalar kardeşim hem de öyle bir çalar ki zilde çalar zurnada. Tabi ki içindeki ayağa bağlı.
Garibanın postalı zil çalamaz. Neden çalamaz diyerek hemen itiraz ettiniz yine. Çalamaz kardeşim çünkü garibanın postalları yırtık olur her taraftan hava kaçırır. Onun içinde fıs fıs eder ses çıkaramaz.
Peki, bu postallar her zaman mı ses çıkartarak yürürler? Haaa, orası değişir işte. Bazen ayakuçlarına basarak yürürler, işte o zaman ses çıkartmazlar.
Yaklaşırlar, yaklaşırlar yanına geldiğinden haberin bile olmaz. Ama yanına dikilip te tabanını yere bir vururlarsa, o zaman ramazan davulu gibi ses çıkarırlar.
İyide âşık Ataroğlu, bu postallar yanımıza kadar sessiz, sessiz nasıl gelebilir? Üzerinde bu kadar ağır yükü taşıyıpta ses çıkarmaz mı canım. Birde dersiniz yerin kulağı vardır.
Bak işte itirazınızın burası çok yerinde. Yerin kulağı vardır. Doğru atalarımız demişlerse “yerin kulağı vardır” boşa dememişlerdir.
Ama postallar ya o yerlere de hâkimlerse yani sözlerini geçiriyorlarsa veya vura, vura yerinde kulağını sağır etmişlerse! Ya da kulağına kurşun eritip dökmüşlerse, birçok sebepten dolayı yerin kulağı duyamaz veya az duyar olmuş olabilir.
İşte ben bütün bu ihtimalleri değerlendirirken yurdumuzun topraklarını titretecek kadar bir gürültü, bir postal sesi geldiğini gazeteler yazmaya başladı.
Gazeteler nerden duymuş? Yerden.
Nereden? Nereden? Yerden.
Allah, Allah yerin kulağı açılmış mı demek. Öyleyse bir çöp sokan olmuş bu yerin kulağına.
İyi pek sevindim yerin kulağının açıldığına. Fakat postal sahipleri bizim haberimiz yok bu işten demişler. Bu postallar kimin, oraya nasıl varmışlar, benim ayaklarım bu postalın içinde değildi fala filan.
Haydi, çık işin içinden.
Çok düşünmeye gerek yok evvelde olmuş böyle şeyler.
Bir zamanlar Nasrettin hocanın evinden komşuları bir gürültü duymuşlar. Sabah hoca efendiye sormuşlar.
— Hocam gece yarısı sizin evden müthiş bir gürültü geldi neydi acaba? Geçmiş olsun bir şey mi oldu?
Nasrettin hoca cevaben:
— Yok, canım ne olsun. Benim palto merdivenden yuvarlandı da.
Komşusu hocam Allah aşkına yalan söyleme sen âlim adamsın palto yuvarlanmaz yuvarlansa da bu kadar ses çıkarmaz. Saklama bizden deyince, hoca efendi şu meşhur cevabını verir.
— Ya hu karıştırma komşu içinde bende var idim.
Eeee Nasrettin hoca öldüyse nükteleri de ölmedi ya. İlla ki her şeyi açık mı etmek istiyorsunuz. Varıp durmayın canım sizde postalın üstüne. Altı üstü bir postal. Sesine ne karışırsınız, süsüne ne karışırsınız. O sizin başınıza, postalınıza karışıyor mu? Çıkarabiliyorsan sende çıkart postalına ses. Kim ne der ister düdük çaldır ister kaval.
Karıştırdıkça karışıyor, sordukça ilginç cevaplar.
Yine bir zamanlar okul idaresi lise sınıflarının birinde sigara yoklaması yapacak. Girerler sınıfa “Herkes ayağa kalksın ellerini başının üstüne koysun” derler. Başlarlar tek tek yoklamaya.
Bir öğrencinin cebinden önce bir kibrit çıkınca, okul müdürü kızarak “bu ne” der. Öğrenci hemen hiç panik yapmadan” hocam evde yalnız kalıyorum sobamı kendim yakıyorum” der.
Öbür cebinden de ağızlık çıkınca müdür bu sefer öfkeli öfkeli ve yüksek sesle “peki buna ne diyeceksin” diyerek bağırır.
Ama bizim öğrenci çok pişkindir hiç terettüt etmeden şu eşsiz ve az rastlanır cevabı verir.
— Hocam onunla da üflüyorum.
Varın gerisini siz konuşun, daha ben konuşmam, söylersem bir türkü söylerim bu muhabbete katkı olsun diye.
KOLAY İMİŞ
Meydanı boş bulunca
Atması kolay imiş
Baba zengin olunca
Yatması kolay imiş
Kandırır ağa beyi
Yalanı deyi deyi
Avanağa her şeyi
Satması kolay imiş
Beynine yalan sokma
Ardına şeytan takma
Hırsıza haram lokma
Yutması kolay imiş
Görünmez buralarda
Gezinmez aralarda
Namerde tenhalarda
Ötmesi kolay imiş
Siz bundan hisse alın
Hangi mal ki hamalın
Hazır kazancın malın
Bitmesi kolay imiş
Zillet öyle bir zillet
Devası yok bir illet
Sürüye dönse millet
Gütmesi kolay imiş
Ataroğlu’m sen yetin
Yaşamak hayli çetin
Başsız kalan milletin
Batması kolay imiş
Mehmet ATAR (Âşık Ataroğlu)
ataroglumehmet@hotmail.com