Kullanıcı Adı : Değerli gonulvadisi.net müdavimi. Sitemizde Şiir, Hikaye ve Deneme eklemek ve eklenen içeriklere yorum yapmak için ÜYE olmanız gerekmektedir.
Şifre :
 
Üye Ol   Şifre Gönder

2865 Şiir, 57 Hikaye, 58 Deneme, 5 Blog bulunmakta.
POSTALLARI ZİL ÇALAR { 189 }
Mehmet Atar
01.03.2010 12:29:01 tarihinde eklendi ... Kez Okundu

       Postalları zil çalar
       Dilleri düdük gibi
       Sıçanlar cirit atar
       Bakarız hödük gibi


       Sevgili dostlar, dörtlüğü okur okumaz her birinizin kafasından yıldırım hızıyla neler geçti kim bilir.

       Ama hemen sordunuz, postallar zil çalar mı? Çalar kardeşim hem de öyle bir çalar ki zilde çalar zurnada. Tabi ki içindeki ayağa bağlı.

       Garibanın postalı zil çalamaz. Neden çalamaz diyerek hemen itiraz ettiniz yine. Çalamaz kardeşim çünkü  garibanın postalları yırtık olur her taraftan hava kaçırır. Onun içinde fıs fıs eder ses çıkaramaz.

       Peki, bu postallar her zaman mı ses çıkartarak yürürler? Haaa, orası değişir işte. Bazen ayakuçlarına basarak yürürler, işte o zaman ses çıkartmazlar.

       Yaklaşırlar, yaklaşırlar yanına geldiğinden haberin bile olmaz. Ama yanına dikilip te tabanını yere bir vururlarsa, o zaman ramazan davulu gibi ses çıkarırlar.

       İyide âşık Ataroğlu, bu postallar yanımıza kadar sessiz, sessiz nasıl gelebilir? Üzerinde bu kadar ağır yükü taşıyıpta ses çıkarmaz mı canım. Birde dersiniz yerin kulağı vardır.

       Bak işte itirazınızın burası çok yerinde. Yerin kulağı vardır. Doğru atalarımız demişlerse “yerin kulağı vardır” boşa dememişlerdir.

       Ama postallar ya o yerlere de hâkimlerse yani sözlerini geçiriyorlarsa veya vura, vura yerinde kulağını sağır etmişlerse!  Ya da kulağına kurşun eritip dökmüşlerse, birçok sebepten dolayı yerin kulağı duyamaz veya az duyar olmuş olabilir.

       İşte ben bütün bu ihtimalleri değerlendirirken yurdumuzun topraklarını titretecek kadar bir gürültü,  bir postal sesi geldiğini gazeteler yazmaya başladı.

       Gazeteler nerden duymuş? Yerden.

       Nereden? Nereden? Yerden.

       Allah, Allah yerin kulağı açılmış mı demek. Öyleyse bir çöp sokan olmuş bu yerin kulağına.

       İyi pek sevindim yerin kulağının açıldığına. Fakat postal sahipleri bizim haberimiz yok bu işten demişler. Bu postallar kimin, oraya nasıl varmışlar, benim ayaklarım bu postalın içinde değildi fala filan.

       Haydi, çık işin içinden.

       Çok düşünmeye gerek yok evvelde olmuş böyle şeyler.

       Bir zamanlar Nasrettin hocanın evinden komşuları bir gürültü duymuşlar. Sabah hoca efendiye sormuşlar.

— Hocam gece yarısı sizin evden müthiş bir gürültü geldi neydi acaba? Geçmiş olsun bir şey mi oldu?

Nasrettin hoca cevaben:

—    Yok, canım ne olsun. Benim palto merdivenden yuvarlandı da.

       Komşusu hocam Allah aşkına yalan söyleme sen âlim adamsın palto yuvarlanmaz yuvarlansa da bu kadar ses çıkarmaz. Saklama bizden deyince, hoca efendi şu meşhur cevabını verir.

—    Ya hu karıştırma komşu içinde bende var idim.

       Eeee Nasrettin hoca öldüyse nükteleri de ölmedi ya. İlla ki her şeyi açık mı etmek istiyorsunuz. Varıp durmayın canım sizde postalın üstüne. Altı üstü bir postal. Sesine ne karışırsınız, süsüne ne karışırsınız. O sizin başınıza, postalınıza karışıyor mu? Çıkarabiliyorsan sende çıkart postalına ses. Kim ne der ister düdük çaldır ister kaval.

       Karıştırdıkça karışıyor, sordukça ilginç cevaplar.

       Yine bir zamanlar okul idaresi lise sınıflarının birinde sigara yoklaması yapacak. Girerler sınıfa “Herkes ayağa kalksın ellerini başının üstüne koysun” derler. Başlarlar tek tek yoklamaya.

       Bir öğrencinin cebinden önce bir kibrit çıkınca,  okul müdürü kızarak “bu ne” der. Öğrenci hemen hiç panik yapmadan” hocam evde yalnız kalıyorum sobamı kendim yakıyorum” der.

       Öbür cebinden de ağızlık çıkınca müdür bu sefer öfkeli öfkeli ve yüksek sesle “peki buna ne diyeceksin” diyerek bağırır.

       Ama bizim öğrenci çok pişkindir hiç terettüt etmeden şu eşsiz ve az rastlanır cevabı verir.

—    Hocam onunla da üflüyorum.

Varın gerisini siz konuşun, daha ben konuşmam, söylersem bir türkü söylerim bu muhabbete katkı olsun diye.

KOLAY İMİŞ
Meydanı boş bulunca
Atması kolay imiş
Baba zengin olunca
Yatması kolay imiş

Kandırır ağa beyi
Yalanı deyi deyi
Avanağa her şeyi
Satması kolay imiş


  BU MAKALEYİ SOSYAL PAYLAŞIM SİTELERİNDE PAYLAŞ



  BU MAKALEYE SİZDE YORUMDA BULUNUN

Bu YAZI'ya yorum yapabilmek için Üye olmalısınız ...!

  BU MAKALEYE YAPILAN YORUMLAR

Arif Odabaş
Şiirden Gönüle Giden Yol
AsLi M KaRa
Parmaklarin Sessiz Cigliklari
Fatma AYDIN YENİ
Kırık kalem...
Hasan Beşer
GÖNÜL PENCERESİ
Mehmet Atar
Ozan Gözüyle Ozan Sözüyle
NİHAT İLİKCİOĞLU
DUYGULARIN ADRESİ
Sevim Aydin
Kalemim Kanayinca
Yasemin ÜNLÜ
Söz Yaşları

|Halil Aktas |"Bir Sevgi istiyorum"|

sevgipinari
meçhul
BARKIN
MeLTeM
cabbar-KOCAMAN
musti_show
dinc41
IVlQoDLLUJdPuz
sevinç
orhan özakyüz
KARDELEN - 816
Çanakkale Zaferi - 615
Blog Nedir? - 614
Mevlid Kandili Duası - 599
CANLI TV - 577


ANA SAYFA KİTAP DUNYASI ÖLÜMSÜZLER HABERLER DENEMELER HİKAYELER ŞİİRLER İLETİŞİM

(c) gonulvadisi.net, 2009. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece gonulvadisi.net'e aittir. Sitemizde yer alan şiir, hikaye, deneme, blog, makale, video vb tüm kaynakların telif hakları şair-yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Web Tasarım & Yazılım | DEFAULTWEB