Sevgili okuyucularım, vatansever, milletsever milletin vekil ozanları böyle demeye başladılar meclis sahnelerinde.
Ey bu milletin iktidar sevdalısı âşıkları, bizim için hiç mahsuru yok atışın, çatışın, yatışın.
Biz halk ozanları divanda, dergâhta, bargâhta, mecliste ve meydanda yıllardır atışırız. Neler söylemeyiz ki birbirimize, sonra da sarılır yerimize geçeriz. Puanlarımızı jüri üyeleri takdir ederler.
Kimileri takdir alır, ödül alır yerinde kalır gelecek buluşmaya tekrar çağrılır. Seyircilerin beğenisini, takdirini alamayanlar da buluşmalara çağırılmazlar. Köşede bucakta kendi kendileriyle çalar dururlar.
Sizlerde atışıyorsunuz, sonunda sarılıp yerlerinize geçiyorsunuz. Bu zamana kadar böyle yaptınız halkta gayet memnun idi. Fakat programın sonlarına doğru atışmalar sertleşti, ozanlarda restleşti.
Demedi demeyin, fazla sertleşip, restleşmeyin atışma bitince ola ki sarışacak kadar sakinleşemezsiniz. Nitekimde öyle olmaya başladınız. Sonra halk jürisi beğenmezse gelecek buluşmalara sizleri çağırmayabilir. Koltuklarınızın üzerine koyduğunuz bellik işaretleri de boşa gider sonra.
Ben bir dikkatli seyirci olarak son atışmalarınızı seyrettim, hatta notlarda aldım. Dedim belki lazım olur, yeri gelir tekrar tekrar seyrederiz. Ben öyle demedim şöyle dedim diyecek olanlara da izletiriz diye.
Bizimki de işgüzarlık canım. Bu işin parası yok, pulu yok, sağı yok solu yok, meclise gider de yolu yok.
Sabırsızlanmayın canlar şimdi okuyacaksınız atışmaların sözlerini. Vallahi gelecek nesillere örnek olacak atışmalardı doğrusu. Gelecek nesillerimize bırakacağımız en nadide sözlerdi bunlar. Yıllar sonra torunlarımız destan gibi okuyacaklar bu sözleri.
Mecliste çok atışmalar oluyor da ben sizlere son atışmalardan bir örnek sunmak istiyorum. Gerisini de sizler izlersiniz verirsiniz puanınızı. Haa, bu arada seyirci tezahuratı da bol oluyor hani mecliste.
Eeee âşık milletin âşık vekilleri olur diyerek âşıklar divanına konuk olup seyretmeye başlıyoruz. Ne duyduysak o, bizde hilaf da yok yalanda.
Haydi, neşeniz gür ola.
Önce iktidar ayağı açtı:
Seyreylesin yüce halkımız bizi
Çalıp söylüyorum telim yamandır
Yıllar yılı güreş tuttum meydanda
Gelmez sırtım yere belim yamandır.
İri muhalefet karşılık verir:
Kabadayı gibi meydan okuma
Pazularım iri kolum yamandır
Kaç senedir çektim kendim bakıma
Sağ yanım zayıf ya solum yamandır.
Diri muhalefet sazına bir coşkuyla vurdu:
Sakın ha iktidar bardağı taşma
Ben bir çağlayanım selim yamandır
Bir metreden fazla bana yaklaşma
Yumruklarım iri elim yamadır.
Geri muhalefet durur mu o da girdi atışmaya:
Bize söz düşmüyor arada kaldık
Sözlerim tesirli dilim yamandır
Biz bu atışmaya boşa mı geldik
Sokaklar tanıyor halim yamandır.
İktidar tekrar söz aldı:
Kaç kişi bir olmuş bana çatarlar
Güçlerini birbirine katarlar
Meyveli ağaca çok taş atarlar
Yapraklarım sızlar dalım yamandır.
İri muhalefet tekrar söz aldı bakalım ne dedi:
Boşuna sızlanma seçim var seçim
İçime sığmıyor bir türlü içim
Zaten içimizde kalmadı geçim
Yürümek zorlaştı yolum yamandır.
Şimdi sıra diri muhalefette:
Neler söylemem ki kızdığım anda
Sabır mı koydunuz sizde insanda
Leylası bir yanda Mecnun bir yanda
Şimdi ıssız kaldı çölüm yamandır.
Eee geri muhalefete geldi söz sırası yine:
Üç büyükler yine maça başladı
Herkes birbirini yaman taşladı
Bizim adam adalarda kışladı
Dirim para etmez ölüm yamandır.
İktidar son dörtlüğü bağladı:
İktidarım henüz ömrüm bitmedi
Sözlerim pek zevkinize gitmedi
Halkım daha size teslim etmedi
Meclise serilmiş halım yamandır.
İri muhalefette son sözünü şöyle söyledi:
İri muhalefet iri kaldıkça
Biz neler söyleriz yeri geldikçe
Sen bu sazı daha böyle çaldıkça
Sulu sepenim var dolum yamandır.
Diri muhalefette bağlasın sözünü artık:
Diri muhalefet diri durmalı
Söz söyleyip masalara vurmalı
Bazen dümen kırıp oyun kurmalı
Karışık esiyor yelim yamandır.
Müsaade edin geri muhalefette tamam etsin sözünü:
Geri muhalefet arada kaldık
Zannediyor idik biraz yol aldık
Her hal sonu çıkmaz sokağa daldık
Falcıya baktırdım falım yamandır.