Gece yarısı ayazlar üç-beş devriyesini atmakta yine. Sensiz geçen bir günü yine sensiz gecelere kendi ellerimle gömüyorum. Sen yokken anlamı yok baharların artık. Anlamı yok çekilen onca acıların. Anlamı yok sensizliğin.. Sen yoksun sadece.. Sadece yok..Yoksa gitmiştin benden... Gelişin baharları müjdelemişken ötesi yok inan… Sadece yoksun ben seni gül yüreğin için sevdim… Hani acılarla beraber savaştık gerekirse bedenlerimizden vazgeçip ölümü bile gurur sayacaktık aşkın kutsallığında..Şimdi canımı acıtıyor senli hatıraların gözbebeklerimde çığlık çığlığa ölmeleri. Canımı yakıyor suskunluğun dudaklarıma diklenen arsız kelimeleri. Savaşı kaybetmiş bir askerin düşmana esir düşmektense silahındaki tek kurşunu şakaklarına dayayıp onurluca ölmesi gibi ben de varlığında ölümü kutsuyorum dudaklarıma... Ya ölüm olmalıydım dudaklarında ya da son nefes olmalıydım soluduğun canda.. Gittiğin günden beri içimdeki cocuğu dinlemiyorum. Sus pus her şey. Artık dört duvar arasında körebe oynuyorum yalnızlığında. Gittin ben seni ilk gün ki gibi hala seviyorum… Belirtmeden geçemeyeceğim sevgili; giderken sadece bendeki seni ***ürmedin ki; karakışa inat yüzüme baharları serpiştiren o kız çocuğunu yaşama sebebim iken; gözyaşların bedenimin örtüldüğü kefen olur…. Yokluğun kanar dudaklarımda yüreğimdeki canı kaybettim…Sensiz geçen her gece ömür defterinden düşüyorum. Bir gün sensiz ölmenin acısını bırakacağım satırlara.. Tabutum olacak gözbebeklerinden düşen gözyaşın. Kefenim olacak susmaların. Şimdi varlığın kepenklerini indirip sensizliğinde uyumaya gidiyorum. Ve sabah kalktığımda değişten bir şey olmayacak.. Her zaman ki acılar düşecek paydalarıma..Uyandığımda perdelerime hep yokluğun doğacak tıpkı gecelerimin alnına yalnızlığın soğuk çığlıkları örtüldüğü gibi..Yoksun işte.. Canım acıyor sadece. Neden diye sorma.. Sadece yoksun. Soluyor taze baharlarım.. Sebep arama ne olur. Sadece yokluğun ile varlığın arasında yavaş yavaş ölüyorum; ötesi yok inan. Bir tek adın kaldı dudaklarımda Bir de gözlerimde hatıraların... Hani dik duracaktık acıya Hani aynı yürekle gülüp Aynı gözlerde ağlayacaktık sevdaya... Şimdi yalnızlığın ipi geçti boynuma. Yokluğun yükledi sırtıma... Bir tek acıların kaldı gözyaşlarımda.. Güneşi bile ağlatacak acıların.. Oysa ben yemin etmiştim Acıların icin sırtımı semer bileceğim diye. Söz vermiştim Sensiz ölmeyeceğim diye... Şimdi sensizlik duruyor başucumda.. Şİmdi ayazlar yüregimi sorguluyor Ayrılığınla yüzüme vurduğun kapımda.. Söyle ne olur... Beni unuttuğunu söyle... Hiç sevmediğini haykır.. Yeminlerinin yalan olduğunu Sevginin sahte olduğunu vur yüzüme... Yemin olsun ki Bir damla gözyaşı düşmez artık.. Çünkü gittiğin gün Ayak uçlarında " Sana " ölmüştüm sevgili.. " Unutma ki; ölenler hiçbir zaman yaşayanlar icin gözyaşı dökemezler... "
|Halil Aktas |"Bir Sevgi istiyorum"|