Sarıldım en içten sevdamla yalnızlığıma. Uzaklardaydın bu kış günlerinde kapı eşiklerinde kaldım sensizlikle. Isındım yalnızlığımla. Bir umuttu bir bekleyişti sevdan hep bu yüreğimde. Kocaman yüreği olan küçük kadınım derdin daima. O koca yüreğin yerinde yeller esiyor ıssızlığınla. Özledi(m) özlendi(n) gelmedi(n) çünkü seni kaybetti(m)… Yaşıyor muyum bilinmez ölümüyüm bilinmez… diktim gözlerimi uzaklara bekleyişlerim 10 sene öncesiyle aynı sevdayla .. Daha fazla hasret daha fazla özlem yalnızca.. Beklenen sendin dönmedin hala. Unuttun mu yoksa bu seni özlemlerle yanarak bekleyen yüreği… Unuttun mu yoksa yokluğunla bir türlü kurumayan gözleri… Unuttun mu yoksa unutulmazlığımı… Tek kelime etmeyişin her şeyin tek kanıtıydı. Her şey de olduğu gibi bir sonu vardı bu sevdanın da. Sonsuzluk diye bir şey yoktur onca sene sonrası yeni anlıyorum. Anlamak istemedim belki de. Doldur kadehimi. Bu yüreğim gibi boş kalmasın. Her yudumdan sonrası bin yudum koy ki dinsin acım kapansın yaralarım. Ne bir dost dindirebilir acımı ne de bir beden. Devası olmayan dert olur mu derler. Varmış… en acı sıfatıyla karşılaştım. Ah acı öldüremez misin artık beni. Yetmedi mi sana bu eğlence. Bitmeyecek mi çektiğim. Alacak verecek kalmasın ödeşelim. Borçlu gitmek istemem fani dünyandan. Mutluluk öylesine uzakta kalmış ki. Sanki doğduğum andan beri bana yabancı. Ya ben hiç çocukluğu bulamadım ya da mutluluk beni bulamadı. Bilmiyorum. Tıpkı seni neden sevdiğimi bilmediğim gibi. Bildiklerim sınırlı. Seni sevdiğim, seni özlediğim, hasretin… Bilinmezlikle kalabilir diğer eylemlerim. Engin mavilik kokunla biliyorum seni. Doyamadığım… asla yenilgiyi kabullenmezdim lakin bu kez çarem yok. Sen artık yoksun ve asla bir daha var olamayacaksın. Sözünde durmadın gidiyorum ve döneceğim dedin. Yalan… Yalan… Yoksun… Böyle anlaşmamıştık senle. Gittiğin günden beri bakıyorum gözlerim gibi yosun tutmuş loş penceremden. Sana dair küçük bir iz dahi yok. Uyuyabildiğim nadir saatlerde görürken seni düşlerimde de yalnız bıraktın beni. Dinmek bilmiyor sensizlik sancım. Zaman bana ilaçtan çok zehir etkisi yaptı. Her saniye daha da yaşlandığımı hissetmek için aynada saçlarıma ve yüzüme bakmam gerekmiyor. Bir zamanlar sevdiğin ay yüzlü sırma saçlından eser kalmadı. Tümüyle silindi o fotoğraf. Ya sen gel ya da ben geleyim sana. Bir on yıl daha dayanmaz bu ömrüm. Sarıldım yalnızlığıma bu soğuk kış gününde. Uzaklara dalan gözlerim unutmadı seni hala…
|Halil Aktas |"Bir Sevgi istiyorum"|